Yazan: Naim CaKAR | 14 Mart 2009 | Kategoriler: Sağlık köşesi
Ülkemizde antibiotik kullanımında çok büyük yanlışlar ve büyük bir bilgi açığı var. Üzücü olan ise bu yanlış kullanımın eğitimli dediğimiz kesimde daha fazla olması. Ne yazık ki biz hekimler de bu yanlış kullanıma dolaylı olarak katkıda bulunuyoruz bu da hastalarımıza yeterli açıklamayı yapamadığımızdan kaynaklanıyor. Zaman kısıtlılığı,hasta yükü belki mazeret gösterilebilinir ama bence böyle olmamalı. İlginçtir bir hasta gurubu var ki saatlerce zaman ayırıp anlatın, ikna etmeniz çok zor. Olaki hastaya iyi bir eğitim verdiniz o da ikna oldu,hemen sevinmeyin komşunun veya kahvede yeni tanıştığı birinin bir kaç sözü sizin bütün emeğinizi yerle bir edebilir ve genellikle de böyle olur. Ne yazık ki insanlarımız bilgiyi doğru yerde arama ve alma konusunda oldukça başarısız. Televizyon programlarının halkı bilinçlendirmede ve kamu oyu yaratmadaki etkisi tahmin edilenden çok fazla.Özellikle üniversite hocalarımızın magazin programlarına (gündüz kuşağı kadın programları en etkilisi)katılıp yaptıkları konuşma ve sohbetler inanılmaz etkili oluyor. Kanımca bu potansiyel yeterince kullanılmıyor.
ANTİBİOTİK KULLANMAKTAN KORKMAYIN! ANTİBİOTİĞİ YANLIŞ KULLANMAKTAN KORKUN!
Bu konuyu açarsak;Antibiotik kullanımındaki en büyük yanlış ilacın gerektiğinden daha kısa süre kullanılmasıdır. Bu durum antibiotiğe karşı direnç gelişimine neden olur.Pıratikte hastalar enfeksiyona bağlı şikayetleri azalınca ilacı bırakma eğilimindedir. Bunun nedeni antibiotiğin vücutlarına zarar vereceğini düşünmelerinden kaynaklanır.Bu son derece yanlış bir uygulamadır,çünkü vücuttaki mikropların tamamen temizlenmesi şikayetler geçtikten en az 2-3 gün sonrasıdır(hastalığa göre bu süre değişebilir). Örneğin boğaz enfeksiyonlarında uygun antibiotiğin kullanılmasıyla 4. günde ağrı ve ateş geçer ancak mikrobun tamamen yok edilmesi için en az 7 gün tedavi gerekir. Hasta çocuk ise bu süre 10 gün olmalıdır. Bunun önemi nedir? Öncelikle eksik tedavide enfeksiyonun tekrarlama riski fazla,tekrarlayan enfeksiyonun aynı antibiotikle tedavi şansı azdır(direnç gelişiminden dolayı).Ayrıca vücuttan tamamen temizlenmeyen mikroplar vücudun başka bölgelerinde hastalık yapabilir(Çocuklardaki boğaz enfeksiyonunun eksik tedavisinden dolayı kalp romatizması oluşması gibi). Unutmayalım ki antibiotiklerin gerektiği süreden kısa süre kullanılması gereksiz yere antibiotik kullanılmasından daha tehlikelidir. Burada itibar edilmesi gereken hekimin tedavi protokolüne mutlak uyumdur.
Antibiotiğin kullanılıp kullanılmayacağı,kullanılacaksa ne kadar süre kullanılacağı hekim tarafından belirlenmelidir. Ne yazık ki; sizin antibiotiği doğru kullanmanız her zaman yeterli olmuyor. Başkasının yanlış kullanımı sonucu antibiotiğe direnç kazanmış bir mikrop bir gün sizi veya en sevdiğinizi enfekte edebilir.Bu konu toplumsal bir olaydır.Çevremizi bilinçlendirmek hepimizin yaşam kalitesini artıracaktır.
Güzel bir konuya değinmişsiniz. Özellikle halkıızın işi uzmanına değil bir yakını veya dostuna sorma gayreti. Sanırım asıl sorun güven yetersizliği. Doktor ve hasta arasında gereken güven yani o bağ tam olarak kurulamamış. Aile hekimliğinin gelmesiyle belki bu problem ortadan kalkacaktır. Yazı için teşekkürler naim bey.
sayın hocam nettte gezerken gördüm yazınızı cok güzel bir konuya değinmişsiniz ama ne yazık ki başta biz hekimler yanlış yapıyoruz di mi ben kadın doğum ve cocuk hastanesinde görev yapıyorum her nöbetimde yaklaşık olarak 100 civarında hasta geliyor bunların yüzde yetmişi ateş yüksekliği ve bakteriyel enfeksiyon her hastama ab yazarken tedavi süresini belirtiyorum diare riskini anlatıyorum ama saolsun hemşire hanımlar benden nefret etmeye başladı bile çünkü bir hastaya 5 dakikadan fazla zaman ayırdığım için hatta kriptik tonsillit ile gelen hastaya depo penisilin yazdığım için bnmle kavga yapmaya kalkan oldu neden depo penisilin yazıyorsunuz oral ab yazın diye bence herşey hastada bitmiyor tüm sağlık personelinin bu uyarıları yapması gerekli ilk önce kendimizi düzeltmemiz gerek sonrasında halkımıza bunları hep bir ağızdan söylememz gerek di mi
Katkılarınız beni hem mutlu hemde onore etti nacizane tavsiyem doğru bildiğinizi yapmaya devam etmenizdir belki klasik bir laf ama benim kendi personelime her zaman söylediğim şey bir sağlık kurumuna gittiklerinde nasıl karşılanmak istiyorlarsa hastaya öyle davranmaları ve aynı hassasiyetle ilgilenmeleridir,buradaki başarımız hastalarımıza yaşam kalitesi artışı bize de maddi ve manevi kazanç olarak yansıyacaktır.Hoşça ve sağlıcakla kalın.