Yazan: Naim CaKAR | 07 Mart 2009 | Kategoriler: Sağlık köşesi
Hipertansiyonun %95 inin sebebi belli değildir. Herhangi bir nedene bağlanamaz. Bu guruba esansiel veya primer hipertansiyon denir. %5 lik bir bölümünde ise altta yatan renal veya adrenal hastalıklar vardır ki bu guruba sekonder hipertansiyon denir.
Tuz; Alınan tuz miktarının kan basıncı üzerine doğrudan etkisi vardır. Bu nedenle orta düzey tuz kısıtlamasının halk sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır. Yapılan çalışmalar özellikle kentli ileri yaşlı hastalarda kan basıncındaki artışın diyetteki tuz alımıyla ilişkisini açıkça ortaya koymuştur. Günlük tuz alımının 10 g’dan 5 g’a düşürülmesi durumunda sistolik kan basıncında ortalama 7 mmHg lık bir düşüş görülmüştür. Hipertansiyonu olmayanlarda ise günlük alınan tuz miktarının 6 g’la sınırlandırılması ilerde tansiyon gelişimi riskini azaltacaktır.
Potasyum; Potasyumdan zengin diyetle beslenmenin düşük tansiyonla ilişkisi gösterilmiştir. Ayrıca diyetle alınan potasyum miktarıyla inme riski arasında ters orantı vardır.
Kalsiyum ve Magnezyum; Tansiyon üzerine etkileri kısıtlı olup minimal olumlu etkileri vardır. Yapılan çalışmalarda ortaya çıkan sonuçlar bilimsel açıdan anlamlı değildir.
Kilo; Obez veya kilolu bireylerin tansiyonları zayıflara göre daha yüksek olma eğilimindedir. Özellikle çocukluktan genç erişkinliğe geçişteki kilo artışları erişkin hipertansiyonunun önemli sebeplerindendir. Bu ilişki büyük oranda yüksek kalorili diyete bağlı olup aşırı tuz alımı gibi diğer diyet unsurlarının da bunda etkisi olabilir. Genel olarak,kilo kaybının ortalama sistolik ve diastolik kan basıncı üzerine etkisi hipertansiflerde 5.2 mmHg,normotansiflerde 2.5 mmHg düşüş olarak saptanmıştır. Bu da kabaca kaybedilen kilo başına 1 mmHg’lık bir düşüş anlamına gelmektedir.
Alkol; Hipertansiyonda ağır alkol içiciliğinin etkisi gösterilmiştir. Genel olarak alkol tüketimi arttıkça kan basıncında da yükselme gözlenmektedir. Bununla birlikte ılımlı alkol tüketicilerinin tansiyonu hiç içmeyenlere göre biraz daha düşüktür. Alkole bağlı hipertansiyonun geri dönüşümlü olabildiği çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Haftalık alkol tüketimindeki azalma,normal kanbasıncı olanlarda hipertansif olanlara göre kilo kaybından bağımsız olarak kan basıncında anlamlı düşüşe sebep olur. Alkolün kan basıncı üzerine bilinen etkileri şöyledir;
*Doğrudan kasıcı etki
*Direnç damarlarının kasıcı maddelere duyarlılaşması
*Sempatik sinir sisteminin uyarılması
*Adrenokortikoid hormonların üretiminde artış.
Stres; Psikolojik veya çevresel stres hipertansiyon etyolojisinde küçük bir rol oynar. Fakirlik,işsizlik ve eğitim düzeyi düşüklüğü gibi faktörler diğer yaşam tarzı unsunları gibi(obezite,tuz,egzersiz) hipertansiyonla ilişkilidir.Strese sebep olan bir uyarı kan basıncında ani artışa neden olmakla birlikte uzun dönemdeki etkisi tartışmalıdır.Meditasyon ve biolojik geri bildirim gibi stresle baş etme tekniklerinin en az altı aylık takiple değerlendirildiği çalışmalarda sistolik ve diastolik kan basıncında gözlenen havuzlanmış düşüş anlamlı bulunmamıştır(1.0/1.1 mmHg).
Egzersiz; Fiziksel aktivite esnasında kan basıncı keskin bir şekilde artar,ancak düzenli egzersiz yapanların kan basınçları daha düşüktür. Son yapılan çalışmalara göre çok aşırı egzersiz zararlı olabilir, ancak bunun dışındaki tüm egzersiz türleri artan oranda yararlıdır. Fiziksel aktivite kan basıncını düşürerek kalp krizi ve inme riskini azaltır. Bu ilişki yaş,vücut-kitle indeksi,sosyal sınıf,sigara kullanımı,total kolestrol düzeyi ve yüksek yoğunluklu lipoprotein kolestrol düzeylerinden bağımsızdır.
Diğer diyet unsurları; Vejeteryanların kan basınçları vejeteryan olmayanlara göre genelde daha düşüktür. Hayvansal ürünlerin bitkisel ürünlerle değiştirilmesi kan basıncını düşürür. Balık yağlarından elde edilen fazla miktarda omega 3 yağ asitleri hipertansif hastalarda kan basıncını düşürür. Kan basıncı ile lif ve protein alımı arasında anlamlı bir ters orantı vardır. Kafein kan basıncını akut olarak yükseltse de bu etkiye kolay tolerans geliştiğine inanılmaktadır. Aşırı kola tüketiminin de (diyet veya normal kola olması farketmeksizin) kan basıncı yüksekliğiyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu muhtemelen kafein içeriklerine bağlıdır.