Kırım Kongo Kanamalı Ateşi

Yazan: Naim CaKAR | 19 Ağustos 2008 | Kategoriler: Sağlık köşesi

Kırım – Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), 2002 yılının bahar ve yaz aylarında, bazı illerimizin kırsal kesiminde yaşayan insanlarda ortaya çıkmış olup, Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar neticesinde 2003 yılının Ağustos Ayı’nda kesin olarak tanısı konan bir hastalıktır. Hastalık, daha önce ülkemizde görüldüğü bilinmeyen bir hastalık olduğundan, Tıp Fakültesi eğitim müfredatında bile yer almayan bir hastalık konumunda idi. Hatta Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlık eğitiminde bile sadece yüzeysel olarak bahsedilen bir hastalıktı.Hastalık, ani başlayan ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, halsizlik ve belirgin iştahsızlık gibi belirtilerle başlar. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi şikâyetler de görülebilir. Daha sonra bu belirtilere vücudun muhtelif yerlerinde görülen kanamalar da eşlik edebilir. Zoonoz (hayvanlardan insanlara geçen) bir hastalık olarak da değerlendirilen KKKA, öldürücü olabilen viral bir enfeksiyon hastalığıdır.KIRIM – KONGO KANAMALI ATEŞİ’NDEN KORUNMADA TEMEL İLKELER Bugün için hastalıktan korunmada kullanılabilecek etkin ve uygulanabilir bir aşı ile hastalıkta kullanılabilecek etkili bir ilâç mevcut değildir. Hastaların tedavileri, başta çeşitli kan ürünleri olmak üzere, destek tedavi şeklinde yapılmaktadır. Bu nedenle, hastalıktan korunmada aşağıda belirtilen önlemler oldukça büyük bir önem arz etmektedir.

* Kenelerin olduğu alanlarda bulunan kişilerin, vücutlarını düzenli olarak kene yönünden muayene etmeleri; kene mevcut ise, bir cımbız yardımıyla kenenin vücuda yapıştığı yerden tutularak, koparmadan ve patlatmadan çıkartılmalıdır. Keneler mikrobu (virüsü), vücuda yapıştıktan hemen sonra vermeyip, bunun için belirli bir süre gerektiğinden bu husus çok önemli olmaktadır.
* Kene üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, gaz yağı, kolonya vb.) kesinlikle dökülmemeli ve keneler sigara veya kibrit gibi fiziksel yöntemlerle uzaklaştırılmaya çalışılmamalıdır. Çünkü, bu durumda keneler kusmakta ve mikrobu vücuda verebilmektedir.
* Kırım – Kongo Kanamalı Ateşi, hastaya ait kan ve diğer vücut sıvılarına temas ile de bulaşabildiğinden, hastanın yakınları ile hastahane çalışanlarının, gerekli korunma önlemlerini almadan (eldiven, maske vb.) hastalarla temas etmemeleri gerekmektedir.
* Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiğinde pantolon paçaları çorap içine alınmalıdır. Giysiler, kenelerin vücuda ulaşamayacağı şekilde olmalıdır.
* Böcekkaçıran olarak bilinen ilâçların kullanılmaları kenelerin vücuda yapışmasını önlemektedir.
* Hayvanlarda bulunan kenelere yönelik olarak ilâçlarla mücadele edilmesi ve bu ilâçlamaların zamanında yapılması sağlanmalıdır.
* Hayvan barınaklarının, kenelerin yaşayamayacağı şekilde sıvanması, badanalanması ve ilâçlanması önemlidir.
* Hayvanlarda bulunan kenelerin elle temizlenmemesi ve kenelerin patlatılmaması gerekmektedir. Kenenin patlatılması sırasında, parmaklardaki çiziklerden veya keneye ait parçaların göze sıçraması ile de hastalığın bulaşabileceği unutulmamalıdır.


“Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” için 1 Yorum

  1. erkan tütüncüoğlu diyor ki:

    Sayın doktorum Naim ÇAKAR bence çok güzel bir yazı olmış özelliklede bu hastalık yüzünden oldukca can verdik umarım bu yazınız herkeze ulaşa bilir ve halk olarak biraz bilinçleniriz. teşekkürler

Yorum yapın

Sponsor Sponsor Sponsor Sponsor